Home / Varis Nedir, Nasıl Oluşur?

Varis Nedir, Nasıl Oluşur?

Ayakta çalışmayı gerektiren bir mesleğiniz varsa varis hastalığı ile tanışmış olmanız gerekir. Toplardamar ve kılcal damar genişlemesi olarak bilinen hastalık ilk başlarda ciddiye alınmasa bile ilerleyen süreçte ortaya çıkan şikâyetleri sizi ister istemez önlem almaya mecbur bırakacaktır. Tabii ki yaşadığınız sorun sadece kılcal damar probleminden ibaret ise çok fazla kafanıza takacak bir şey yok demektir.

Pe ki bu toplardamar ve kılcal damar genişlemesi nedir, aralarında nasıl bir fark bulunmaktadır. Asıl varis hastalığı olan toplardamar genişlemesi %90 gibi büyük ölçüde bacaklarda ortaya çıkmaktadır. Kılcal damar çatlaması ise nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bacak ve yüz bölgesinde ortaya görülmektedir. Kılcal damarlar 1 ile 2,5 mm arasında olup, toplardamar genişlemesi ile başparmak kalınlığında olabilmektedir.

Neden Olur?
İlk olarak asıl varis hastalığı olarak kabul ettiğimiz toplardamar genişlemesi ile başlayalım. Nedenlerine geçmeden önce hastalığın yapısını özetlemek istiyorum. Bildiğiniz gibi toplardamar vücudumuzun kullandığı kirli kanı geriye kalbe taşıyan damarlardır. Ayak parmaklarından başlayan bu taşıma işlemi kalp seviyesine kadar zorlu bir süreçten geçmektedir. Yer çekimi nedeniyle kirli kan sürekli geri kaçma ve bacak bölgesinde bekleme eğilimindedir. Bu durumu önlemek için toplardamarlarda 5-10 cm aralıklarla kapakçık dediğimiz dokular bulunmaktadır. Bu dokular tek yönlü açılarak kanı yukarı ittirmekte ve geri kaçışını önlemektedir.

Kapakçık Bozulması Sorunu Tetiklemektedir: Çok güzel bir görev üstlenen kapakçıklar maalesef bozulması sonucunda işte o zaman vücudun dengesi de bozulmaktadır. Kapakçıkların bozulması ile kirli kanı kalbe doğru ittirme imkânı bulamayan toplardamarlar adım adım genişlemeye başlayacaktır.

Toplardamar Kapakçıkları Neden Bozulur? Evet, arkadaşlar hastalığın nedeni kapakçıkların bozulması olduğunu anladık, peki bu kapakçıkların bozulmasına neden olan faktör ya da faktörler neler? Şimdi bu hususlara bakacağız. Sorunun en önemli kaynağı toplardamarlarda oluşan basınçtır. Damarlarda yüksek basınca neden olan sorun ise kişinin çalışma hayatı, hareketsiz yaşamı ve hataları neden olmaktadır. En sık görülen nedenlerden birisi ayakta sabit çalışmak olmaktadır. Bu nedenle öğretmen hastalığı olarak tabir edilmektedir.

Varis Nasıl Anlaşılır, Belirtileri Nelerdir?

Bazı hastalıklar ilk başlarda herhangi bir sorun ve şikâyete neden olmadıkları için uzun süre farkında olmadan ilerleyebilmektedir. O hastalıklardan biride varis olup, kesinlikle uzun bir süre siz farkında olmadan hayatınızda yer edebilir. Hastalığı anlamak için dikkat edilmesi gereken bulgu ve belirtileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Damarlarda Şişlik: Hastalığın en belirgin hali normal şartlarda belli olmaması gereken damarların cilt üzerinden kolayca fark edilir hale gelmesidir. Bunu anlamak için 5-10 dakika ayakta durduktan sonra yine ayakta olacak şekilde bacaklarınıza (diz arka) kısımlarına dikkatlice bakınız. Cilt dışına taşan şişlik görürseniz büyük ihtimalle varis olacaktır. Aşağıda yer alan görsel demek istediğimi net bir şekilde göstermektedir.

Toplardamar Genişlemesi

Bacaklarda Ağrı: Bizler bu hastalıkla genelde bacaklarımızda ortaya çıkan ağrılar ile tanışırız. Hastalık ilerledikçe sorun sadece kötü görünümle sınırlı kalmadan aynı zamanda hayatımızı olumsuz yönde etkileyen şikâyetler görülecektir. Bu şikâyetlerin başında bacaklarda ağrı problemi gelmektedir. İnsanlar uzun süre varislerle yaşamaktadır. Ta ki bacaklarda ağrı, kramp ve kanama şikâyeti ortaya çıkana kadar. Varis ağrıları genellikle günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkarak akşama doğru şiddeti artan şikâyetlerdir. Ağrının ortaya çıkış nedeni genişleyen damarların sinirlere baskı yapması ile alakalıdır.

Varis Nasıl Geçer?

Hastalık ile yüz yüze geldiğinizde yapmanız gereken en doğru uygulama çözüm aramak olacaktır. Bunun için hastaların en çok merak ettiği husus bu sorundan nasıl kurtulacakları yönünde olmaktadır. Varis nasıl geçer, kendi kendine geçer mi? Gibi sorularla çok fazla karşılaşırız. Öncelikle bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişmektedir. Hamilelik döneminde kılcal damarlarını oluştuysa doğum sonrası hormonların normale dönmesi ile birlikte kendiliğinden geçebilmektedir. Zaten gebelik esnasında tedavi yapılmadığı için hasta beklemesi gerekecektir. Doğum sonrası 3-4 ay içerisinde geçmezse tedavi olmalısınız.

Kendi Kendine Geçecek Kadar Basit Bir Hastalık Değildir: Evet arkadaşlar gebelikte oluşan kılcal damar problemleri dışında gerek toplardamar genişlemesi gerekse kılcal damar problemi kendi kendine geçme ya da gerileme olasılığı yoktur. Aksine sürekli ilerleyerek sorunun daha da artmasına neden olur. Yazının giriş kısmında da belirttiğim gibi sorununuz sadece kılcal damar problemi ise çok fazla canınızı sıkmayın. Çünkü kılcal damar problemi hastalıktan çok estetik sorun olarak kabul görmekte ve tedavi olmasanız bile hayatınızı kötü yönde etkileyecek durumu yoktur. Sadece kötü görünüme sebep olarak dikkat çekici olur. Örnek vermek gerekirse etek giyen kadınları sıkıntıya sokabilmektedir. Aynı şekilde yüzde, burun bölgesinde olması halinde konuşurken insanların dikkatini çekmektedir.

Hastalar Ne Yapmalı?
Kendi kendimize gördüğümüz ya da doktor teşhisi ile fark edilen varis hastalığımız varsa ne yapmalıyız. Öncelikle sorunumuz toplardamar genişlemesine bağlı bir hastalık ise mutlaka tedavi olmayı öncelikli planlarımız arasına almalıyız. Hamile değilsek ilk fırsatta bir doktora muayene olarak uygun tedavinin belirlenmesi ve uygulanması gerekir. Hamile iseniz tedaviniz doğum sonrasına kalacağı için varis çorabı gibi ürünler kullanarak oluşacak ağrı ve kramp gibi şikâyetleri azaltırsınız.

Bilimsel Yöntemlerle Tedavinizi Yaptırmalısınız: Varis hastalığı ve neden olduğu şikâyetlerden kurtulmak için mutlaka tedavi olmalısınız. Yukarıda birkaç defa değindim ama tekrar belirtmek istiyorum. Tedavi edilmesi gerekir dediğim toplardamar genişlemesidir. Kılcal damar problemleri sizin seçiminize bırakıyorum. Hafif sızlama ve kötü görüntüden kurtulmak isterseniz onun içinde tedavi olabilirsiniz. Pe ki bilimsel tedavisi nedir, nasıl yapılır? Bu konuda merak edilenleri yazının devamında bulacaksınız. Onun öncesinde tedavi için hangi doktordan ya da hangi bölümden yararlanmamız gerektiğine bakalım.

Varis İçin Hangi Doktora / Bölüme Gidilir?

Teşhis ve tedavi için tercih edilmesi gereken en yetkin uzmanlık alanı kalp ve damar cerrahisi olmaktadır. Maalesef bu bölüm hastanelerde çok yaygın bulunmadığı için hastalar İç hastalıkları (dâhiliye) ve genel cerrahi uzmanlarına muayene olmaktadır. Benim önerim mutlaka kalp ve damar cerrahisi uzmanı bularak teşhis ve tedavisini bu alanda yetkin olan Flebologlara yaptırmanızdır.

IDEA Klinik Varis Tedavi Merkezi (Türkiye’nin 4 Büyük Şehrinde)
Kalp ve damar cerrahisi uzmanı bulmakta zorlanıyorsanız size önerim Türkiye’nin 4 büyük kentinde hizmet veren idea klinik olacaktır. İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da hizmet vermektedir. Fleboloji uzmanlarının görev yaptığı IDEA Klinikte tüm hastaların muayenesi ücretsiz olarak yapılmaktadır. SGK’lı hastalara da hizmet verilen merkezde SGK güvencesi olan hastaların tedavi ücretleri %50 indirimli olarak yapılmaktadır. Kurumla ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak için 0212 572 72 65 ve ideaklinik.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Evet, arkadaşlar hangi doktora ve bölüme gitmemiz gerektiğini de öğrendik sonra artık sorunun çözümüne yani tedavisine yönelik hususlara geçebiliriz. Bilimsel tedavi denince karşımıza ameliyatlar ve ameliyatsız yöntemler olan Lazer, Radyofrekans, Köpük ve Skleroterapi çıkmaktadır. Pe ki bu uygulamalardan hangisi daha iyi, daha avantajlı? Benim tavsiyem ameliyatsız yöntemlerden yana olmaktadır. Çünkü aralarında ciddi anlamda farklılıklar bulunmaktadır. Tedavilerin uygulanışı, arasındaki farklar ve diğer detayları yazının devamında görelim.

Ameliyatsız Varis Tedavileri Nedir, Nasıl Uygulanır?
Hastaların büyük bir bölümü ameliyat korkusu nedeniyle maalesef uzun süre doktor ve hastaneden uzak durmaktadır. Tabii ki hatalı bu durum hastalığın ilerlemesine ve şikâyetlerin artmasına neden olmaktadır. Oysaki ameliyat olmak zorunda değilsiniz. Çünkü tüm varisler başparmak kalınlığındakilerde dâhil ameliyatsız yöntemlerle 10-30 dakika içinde tedavi kolayca tedavi edilebilmektedir. Şimdi dilerseniz uygulanan yöntemleri ve nasıl yapıldıklarını görelim.

LAZER: Sağlık alanında kullanımı hızla yaygınlaşan lazer aynı zamanda ameliyatsız tedavilerin ilk ortaya çıkış noktası olmuştur. 1998 Yılında geliştirilen EVLA (Endovenöz Lazer Ablasyonu) yöntemi orta ve kalın varislerin tedavisini damar içinden yapmaya olanak sağlamıştır. Kılcal damarların tedavisinde ise cilt üzerinden uygulanan yöntemi geliştirilmiş ve halen uygulanışı devam etmektedir.  Nasıl yapıldıklarına dair detayları sitemizde görebilirsiniz.

RADYOFREKANS: Bir diğer uygulama ise kısa adı RF olan Radyofrekans yöntemidir. Lazer ile arasında büyük benzerlik bulunan RF yine aynı şekilde damar içi ve cilt üzerinden uygulanan iki şekli bulunmaktadır. Kılcal damar ve toplardamar genişlemesi dediğimiz asıl tehlikeli olan varislerin tedavisinde uygulanmaktadır.

KÖPÜK VE SKLEROTERAPİ: Son yıllarda uygulanışı hızla yaygınlaşan bir diğer yöntem ise ilaçlı tedavi olarak da bilinen köpükle varis tedavisidir. Lazer ve Radyofrekans uygulamasında cihazlar kullanılırken bu uygulamada etkin olan Aethoxysklerol adı verilen bir ilaç olmaktadır. Yine aynı şekilde iğne girecek durumda olan (1 mm ve üzeri) kılcal damarlar ile toplardamar genişlemelerinde tercih edilmektedir. İlaçla sorunlu damarı olduğu yerde yok etmeyi amaçlamaktadır. Uygulandığı anda etkisini göreceğiniz yöntemlerden biridir. Hep yazı okumakla olmaz. Şimdi dilerseniz bir video arası vererek köpükle varis tedavisinin nasıl yapıldığına bakalım. Aşağıda yer alan videoda kalp ve damar cerrahisi uzmanı Op. Dr. Orhan Coşkun’un tedavi esnasında çekilmiş görüntüleri yer almaktadır. Videoyu izledikten sonra konumuza devam edelim.

 

Varis Ameliyatı (Olmak Zorunda Değilsiniz)
Bilimsel tedavilerden biride hastaların korkmasına neden olan ameliyatlardır. Yazının geride kalan kısmında belirttiğim gibi önermiyorum ve ameliyat olmak zorunda da değilsiniz. Fakat ameliyatsız yöntemleri her yerde bulamayacağınız için bazen çaresiz ameliyat olmanız gerekebilir. Yapılışına dair kısa, özet bilgiler vermek gerekirse tedavinin mantığı sorunlu damarı devre dışı bırakmaktır. Bunun için en çok uygulanan yöntem Strippng olup, baldır ve bacaklar arasında yapılan kesi ile genişlemiş olan toplardamar vücuttan ayırılmaktadır. Bunun dışında kapakçık onarımı adı verilen uygulamada ise sorunlu olan kapakçıklar vücudumuzun farklı bölgelerinden alınan sağlam kapakçıklar ile değiştirilmesi şeklinde yapılmaktadır.

Bilimsel Olmayan (Güven Vermeyen) Tedaviler Hangileridir?
Evet, arkadaşlar gerek ameliyat gerek önerim olan ameliyatsız tedavilerle sağlığınıza kavuşursunuz. Bunun dışında kalan hiç biri tedavi edici özelliği yoktur. Doktorun reçete ettiği ya da sizlerin temin ettiği ilaçlar, kremler hiçbir şekilde hastalığı tedavi edici yönü yoktur. Sadece hastalığın neden olduğu ağrı, kaşıntı, kramp gibi sorunları kısmen gidermektedir. Daha doğrusu cilt üzerinde bulunan sinirleri etkisiz hale getirerek sizin ağrıyı hissetmemenizi sağlamaktadır. Örnek narkoz (anestezi) ile uygulanan ilaçlarda sizin ağrı, acı çekmemenizi sağlar.

Sülük: Bilimsel olmayan bir diğer yöntem ise sülük olup, insanları etkilemek için doktor ve tıbbi sülük şeklinde satmaya çalışmaktadır. Sülükler hayatta kalabilmesi için kana ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle onları sizin bacağınız ya da vücudunuzun farklı yerlerine koyduklarında kan emmesi hasta olduğunuz ya da iyileşeceği anlamına gelmez. Sülük, bit, sivrisinek gibi hayvanlar yaşayabilmesi için kan emmeleri gerekir. Onu da geçtim varis hastalarında sorun olan kan değil ki kanı emzirerek (çektirerek) çözüm bulabilelim. Sorun kan olsa, çektirilmesi gerekse sülüğe gerek yok enjektör ile çekeriz, olur biter. Ama o kadar kolay değil işte, çünkü yazının giriş kısmında da belirttiğim gibi sorun toplardamarlar içerisinde yer alan ve bozulma sonucu görevini yerine getiremeyen kapakçıklarla alakalıdır.

Varis Çorabına Kurtarıcı Gibi Bakmayın: Sağlığına kavuşmak isteyenlerin müracaat ettiği bir diğer yöntem ise varis çorabı olmaktadır. Çoğu zaman doktorlarında reçete ederek hastayı gönderdiğine şahit oluyoruz. Varis çorabı etkili medikal ürünlerden biri olmasına karşın hastalığın tedavisinde etkisi yoktur. Bu nedenle kullanmadan önce bu detayı bilerek tercih etmelisiniz. Pe ki ne işe yarar bu varis çorabı o halde? Diye soranlara cevabım yine aynı şekilde geçici rahatlama ve hastalığın ilerlemesinde kısmen durma sağlar. Etki mekanizması genişlemiş damarları sıkarak toplar ve kirli kanın toplardamarlarda beklemesini engeller. Aynı şekilde damarların daha dazla genişlemesini azaltır. Sağladığı olumlu etkiler ile ağrı ve kramp problemini azaltır. Ben varis çorabını hamile varis hastalarına öneriyorum. Çünkü gebelik sürecinde tedavi mümkün olmadığı için hasta bir çok şikâyetle karşılaşmaktadır. Hamile hastalara özel formları bulunan varis çorapları ile tedavi olana kadar rahat bir hayat yaşarsınız.

Varis Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Bizler siteye içerik (yazı) hazırlarken hastaların ne aradığını, hangi hususları merak ettiğini göz önünde bulundurur ona göre bilgiler ekleriz. Birçok hastalıkta olduğu gibi insanlar varis tedavi olmaması halinde nasıl bir sonuçla karşılaşacağını merak etmektedir. Aslında bu meraktan öte ölümcül değilse tedaviye gerek yok anlayışından kaynaklanmaktadır. Bu düşünce kesinlikle doğru değildir. Ben zaten yazının birçok yerinde kılcal damarlar için estetik sorun olduğunu ve tedavi olmasanız bile sorun olmayacağını belirttim. Ama toplardamar genişlemesi ise mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyorum. Pe ki tedavi edilmemesi halinde ne olur? Aşağıda yer alan resme dikkatlice bakın sonrasında resmin ne olduğunu sizlere açıklayacağım.

Varis Ülseri

Bacak Yaraları (Varis Ülseri) Oluşur!

Evet, arkadaşlar yukarıda görmüş olduğunuz resmin durumu varis ülseri dediğimiz bacaklarda iyileşmesi zor yaraların ortaya çıkması halidir. Neden olduğuna bacak olursak tedavi edilmeyen varisler olduğunu görürüz. Merak ettiğiniz hastalığının öldürücü olup, olmaması ise evet ölümcül bir hastalık değildir. Ama varis ülseri olduğunuzda tabiri caizse süründüren bir hastalıktır. İlk etapta ağrı ve kramp şikâyetleri artar devamında ise ansızın kanamalar ortaya çıkmaya başlar. Bu kanamaların olduğu yerde iyileşmesi güç yaralar yani varis ülseri oluşmaktadır. Bu sefer tedaviniz daha zor ve masraflı hale gelecektir. Çünkü önce ülser sonrasında ülsere neden olan varisler tedavi edilmesi gerekmektedir. Böyle bir duruma düşmemek için yapmanız gereken geç kalmadan tedavinizi yalnızca bilimsel yöntemlerle yaptırmaktır.

Doktora Sor Op. Dr. Orhan Coşkun Sorularınızı Yanıtlıyor
Evet, arkadaşlar varis hastalığına dair aktaracaklarım bu kadar olup, bundan sonra sizlerden gelen sorulara yanıt vereceğiz. Sayfada aradığınız bilgiye ulaşamadıysanız aşağıdaki soru ve yorum formundan sorunuzu iletebilirsiniz. Sizlere cevabı ise uzman bir isim olan Op. Dr. Orhan Coşkun vermektedir. Herkese sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyoruz.